24 Haziran 2010 Perşembe

Ve Yankee "Futbolu" Keşfetti. Ya da Biz Öyle Sanıyoruz..

Son saniyede atılan bir golün grup içi dengeleri bir anda değiştirdiğini daha önceki Dünya Kupalarında da görmüştük. Amerika, Donavan'ın son saniyede attığı gol ile Dünya Kupalarındaki 28. maçında 7. galibiyetini aldı, katıldığı 9. Dünya Kupasında.

Bizim için basketbol, Amerikan futbolu ve "biberlemek"ten ibaret olan Amerikan sporu için futbol ya da onların değimi ile "soccer" oldukça köklü bir geçmişe sahip. 4. kez Dünya Kupasında 2. tura çıkma başarısını gösteren ABD, Britanya dışında oynana ilk milli maçın taraflarından biri ayrıca. 1885 yılında New Jersey'de Kanada'ya 1-0 yenildi. Sonrasında ilk resmi milli maçını oynamak için 30 yıl bekleyen Birleşik Devletler'in rakibi 1916 yılında İsveç oldu.

Bu aşamadan sonra 1930 Dünya Kupasında ilk galibiyetini Belçika karşısında alan Birleşik Devletler ilk kupayı 3. olarak tamamladı.

Futbolun asla ilk 3 spordan biri olamayacağı açık. Superbowl finali Amerika'da 106 milyon 500 bin kişi tarafından izlenerek, Amerikan televizyon tarihinin en çok izlenen programı oldu. 308 milyon nüfuslu ülkede 3 kişiden biri tarafından seyredilmiş Superbowl. Ayrıca en çok reyting alan diğer sporlar içinde futbol yok.

Simon Kuper, Futbol Asla Sadece Futbol değildir kitabında Amerikan halkının 100 metre finalinde bile sıkıldığını, 90 dakika süren ve skor açısından oldukça kısır olan bu sporun asla 1. spor olmayacağını söylüyor.

Lebron James'in futbol hakkındaki bir beyanatı ise genel anlamda Amerika'lıların futbola nasıl baktığını özetler nitelikte, "Futbol maçı izleyeceğime, çimlerin büyümesini izlerim." Gerçi yapılan araştırmalar Lebron ile aynı fikirde olmayan ve her gün aktif olarak futbol oynayan 25 milyon kişi olduğunu söylüyor bize. Bu rakama futbol oynamayıp futbolu sevenler dahil değil. Son Avrupa Şampiyonu İspanya'nın 46 milyon olan nüfusu kadar İspanyol kökenli insan yaşıyor Birleşik Devletler'de.

İşte bu Birleşik Devletler 2009 Konfederasyon kupasında final oynadı ve öne geçtiği karşılaşmayı 2. yarıda yediği goller ile kaybetti. Asla bir futbol ülkesi olmayan ve asla bir futbol ülkesi olmayacak Amerika, futbolda bizlere farklı bir model sunuyor. Belki de futbol ülkesi olmamanın üzerlerinde baskı yaratmadığından, insanların onlardan fazla birşey beklememesinin avantajından bahsedilebilir ancak o zaman bu durumda olan tüm ülkelerin Amerika kadar başarılı olması gerekir. Ne tek başına nüfus, ne tekbaşına yetenek ve ne de tek başına sistem bu işin iyi sonuçlanacağı garantisini vermez.

Seveni kadar, sevmeyeni olan dünyanın gayrı resmi jandarması Amerika'nın futbol sahasında yaptıkları ile anlattıkları, silahla anlattıklarından çok daha etkili olacaktır.

Adu, Alexi Lalas, Tony Meola, Wynalda ilk akla gelen futbolcuları. 1994'te 2. turda Brezilya gibi oynayıp Brezilya'ya kaybettiklerinde 64 yıl sonra ilk kez bir 2. tur maçı yapmışlardı Dünya Kupasında. Şimdi yine 2. turdalar ve bir maçta istisnasız "mazlumu", güçsüzü tutan bizler Amerika'yı tutuyoruz, kibirli İngilizler yerine. İşte bu yüzden futbolu seviyoruz. Çünkü futbolda silahların gölgesinden, pariteden, petrol fiyatından, işgal edilmiş topraklardan gelmeyen bir güç sıralaması var ve Amerika'nın belki de "mazlum" olduğu tek yer futbol sahası.

1 yorum:

Ertan dedi ki...

Süper yazı olmuş. Ben de ingiltere maçında Amerika gol attığında ingilterenin golundan fazla sevinmiştim. Duygularıma tercüman olmuşssun. Ayrıca ilk maçlarını 125 sene önce oynamış olmalarıda ilginç bir not.