9 Haziran 2010 Çarşamba

Futbolun Şifreleri 'Simon Kuper & Stefan Szymanski' Raflarda



Futbol Asla Futbol Değildir'i dillerimize pelesenk eden Simon Kuper'ın Stefan Szymanski ile birlikte yazdığı orjinal adı "Soccernomics" olan kitabı raflardaki yerini aldı.

Çevirisini Elif Nihan Akbaş'ın, editörlüğünü Ali Ece'nin yaptığı "Futbolun Şifreleri" kitabının başında benim de kendisiyle yaptığım röportaj yer aldı. (Soyadım yanlış yazılmış bu arada.)

Kitabın tanıtımına ve sipariş ekranına buradan ulaşabilirsiniz. Futbol kültürüne çok fazla katkı sağlayacak kitabın mottosu "Futbol hakkında doğru bildiklerinizi yeniden gözden geçirmeye hazır mısınız?"

Kitapla ilgili biraz ipucu verelim...

Eşsiz bir Boğaz manzarasında bir ekonomist ve bir futbol yazarı bir araya gelip, futbolun saha dışı etkilerini, basit verileri ve bilindik klişelerin doğruluğunu araştırmaya karar verdiğinde,pek çok doğrunun aslında yanlış olduğunu ortaya bu kadar net ve yalın koyulabileceğini kimse tahmin edemezdi.

Futbolun Şifreleri, oldukça basit ve doğru görünen geleneksel futbol kanunlarının aslında o kadar da doğru ve basit olmadığını anlatıyor bize.

Transfer konusu ele alınırken, kulüplerin tercihlerinde popüler cazibenin çekim alanına kapılmalarını “Erkekler Sarışın Sever” başlığı altında veren kitap, genelden özele transfer yanlışlarını sıralıyor ve bir futbolcuyu takımdan göndermek için takıma katmak uğruna ödediğinden fazla bir maliyete katlanmak zorunda kalan kulüplerimizin nasıl bu noktaya geldiğini oldukça anlaşılır kılıyor. Ayrıca kulüplerin futbolcuları “alma” ve “satma” hakkına sahip olup olmadıklarını sorgulayarak da futbolun sosyal yaşam alanını inceliyor.

Irkçılıktan, taraftar kimliğine, penaltılardan, göçün futbol kültürüne etkilerine kadar pek çok konuda yeni ufuklar açıyor.

Bursaspor nasıl şampiyon oldu? İngilizler neden Dünya Kupasını neden kazanamayacaklar? Euro 2016’yı bir oyla Fransa’ya kaptırmak neden Türkiye için hayırlı?

Hepsinin cevabı için “Futbolun Şifreleri”.

1 yorum:

Ertan dedi ki...

Yaw bu adam dayın mı amcan mı? Sürekli bu adamdan alıntılar, sürekli referans vermeler. Tamam iyidir güzeldir hoştur ama bi Hakkı Yalçın bi Turgay Demir bi Ali Sami Alkış olamaz.