7 Aralık 2009 Pazartesi

Yasadışı Bahis - Yasaiçi Bahis

Öyle kelimler vardır ki aynı anlama gelselerde bazıları daha masumdur. Bu masumluğun ardına saklanmanın kolaycılığı hayatın her alanında işimizi kolaylaştırıyor.!

Kumar dendiğinde ne kadar itici geliyorsa, bahis dendiğinde o kadar masumlaşıyor olay. Riyakarlık yapmaya, ahlak polisliğine soyunacak değilim. Zaman zaman bende bir kaç kupon yapıp yatırmıyor değilim. Hatta hayaller bile kurduğum oluyor.

Bahsetmek istediğim bahisin futbolu getirdiği nokta. Özellikle ülkemizde "iddaa" gelirler kulüplere sarılacak bir dal, bir gelir kapısı açtı. Ancak her zaman kolay paranın maliyeti ağırdır.

Almanya'da patlak veren bahis skandalı olaya bakış açımızı değiştirmemiz gerektiğini bir kez daha göz önüne serdi.

Ronaldinho, Kaka, C. Ronaldo gibi futbolcular milyonların evine konuk olurken göğüslerindeki bahis sitesini de yanlarında getiriyorlar. Bu reklamlar ister istemez bahisin oynanma yaşını aşağa çekiyor. Özellikle futbolla bağını bu büyük yıldızlar aracılığı ile kurmaya başlayan çocuklar için bahisle tanışma yaşı düşüyor.

Bu devlet destekli bahis salgını, çalışmadan kazanmak isteyenlerden sadece maçı izlerken biraz fazla heyecan yaşamak isteyene, herkesin futbolun sonucuna odaklanması aslında işin en dikkat çekmesi gereken kısmı.

Gerçi bir önceki yazıya yapılan yorum da sonuç odaklı hırs törpüsünün artık tırnağı geçip etimizi törpülemeye başladığımızın resmi. Çocukluğunda futbol oynamış herkes bilir ki; yaş katagorisi geçen çocukların yaşının küçültüp küçültüp sahaya sürüldüğünü. Kazanmaktan bakşa bir sonucu futbolun ve sahanın dışına iten anlayış bize kaybetmeyi bilmeyen, hazımsız sporcular yaratıyor. Oyunu oynayanların sonuç odaklı olması durumunda sonuca para yatıranların oyun odaklı olmasını beklemek en basit tabirle hayalcilik.
Futbolu sevmek ve kazanmayı/kaybetmeyi oyunun bir paçası olarak görme şansını da bahis ile kaybettik.
Gökdeniz'in ülkeden kaçarcasına gitmesinin, Tacikistan takımı ile şampiyonluklar yaşaması da bir bahis skandalının sonucu değil mi? Türk futbolunun kalbur üstü bir oyuncusunun bu işe adının karışması bir sinekten fazla mide bulandırması gerekirken, midemizin ne kadar geniş olduğunu suratımıza bir tokat gibi çarptı bu olay. Ama bundan ders almadığımız gibi Bochum savcılığının ortaya çıkarttığı skandalda 29 maç gibi hiç te azınsanmayacak sayıda maç ile skandalın başını çeken ülkelerdeniz.
Ayrıca ironiler konusunda da başı çeken bir ülkeyiz. Devletin bahsini oynamanın yasal, özel sektörün bahsinin ise yasak olduğu bir ülkeyiz. Ayrıca takımlarımız göğüs reklamı da alamıyor bahis şirketlerinden. Real Madrid, Milan, Sevilla gibi pek çok kulüpün forma reklamı bahis şirketleri.
Benzer bir uygulama Polonya'da da var. "Vardı" demek daha doğru. Çünkü artık Polonya'da da formalara bahis şirketlerinin reklamlarını almak yasak.
Bahis'in önüne geçmek gelinen noktada artık imkansız. Bu imkansızlıktan sağlanabilecek en fazla imkanı sağlamak gerekli. Oyunun ölmekte olan ruhunu acil olarak yoğun bakıma almak gerekli. Hatice'yi kurtak gerekli. Hastanade yalnız başına ölen ve kimsesizler mezarlığına gömülenlerden olmasın Hatice.

0 yorum: