26 Aralık 2009 Cumartesi

Mustafa DENİZLİ'den Futbol Dersleri : Rotasyon Nedir? Nasıl Yapılır?

Rostasyon; Türk Dil Kurumu'nun sözlüğünde "Yer değiştirme" olarak tanımlanıyor. Yer değiştirme, şirket çalışanlarının şirketi tanıması için yapılan küçük görev değişiklikleri olarak tanımlanabilir. Şirketleri, kişilere bağımlı yerler olmaktan kurtarmak için yapılan "rotasyon"un en çok uygulama bulduğu bir diğer alan ise futbol. Özellikle "Total Futbol" denen fenomen için gerekli asgari şartlardan biri olarak algılansada, günümüz futbolunun maç sıkışıklığında her türlü futbol mantalitesi için uygulanmak zorunda olan bir sistem.

Takımların sahip oldukları kadro derinliği yelpazesine göre rostayona soktukları oyuncu sayısıda değişiklik gösteriyor. Bazı teknik adamlar oyuncuları saha içinde rotasyona sokarken, bazı hocalar ise kulübe saha arasında rotasyon yapıyorlar.

Fenerbahçe ve Galatasaray rotasyonu maç klasmanına göre yapıyor. Lig maçlarında 13-14 futbolcu ile oynayan bu iki takım, kupa maçlarında lig maçlarında forma şansı bulamayan oyuncularına şans veriyor.

Beşiktaş'ı ve Mustafa Denizli'yi bu iki takımdan ayıran en büyük özellik ise kadronun neredeyse tamamına şans vermesi. Sezon başında Gaziantep'e kiralık verilen daha sonra takıma dönen Batuhan Karadeniz, sakatlıklarla başı dertte olan Rıdvan Şimşek, ilginç saç stilini sahada göremediğimiz Erkan Zengin, genç yetenek Necip Uysal ve 3. kaleci Korcan Çelikay ligte hiç bir maça ilk 11'de çıkamadı.Kadrosunda 26 futbolcuya sahip Mustafa Denizli, bu oyuncuların 21 tanesine oynanan 16 lig maçında ilk 11'de şans tanıyarak oyuncuların %80'ini ilk 11'de kullandı.

Takımın en stabil diyebileceğimiz yeri 15'er karşılaşmaya yan yana başlayan Sivok, Ferrari ikilisinden oluşan defans göbeği. Bu iki futbolcu cezalı oldukları Eskişehirspor ve Beşiktaş'ın hükmen galip geldiği Ankaraspor maçı dışındaki tüm karşılaşmalarda ilk 11'de sahaya çıktı. Yine 16 maçın 15'ine ilk 11'de başlayan Ernst, Denizli'nin en güvendiği oyunculardan.


Bu üç futbolcuyu yine bir yabancı olan Fink 13 karşılaşma ile izliyor. Baktığımızda Beşiktaş'ın en az oynanan bölgeleri defasın ve orta sahanın göbeği. Değişimin en az olduğu bu yerler, Beşiktaş'ın en az gol yiyen takımlardan birisi olmasında önemli bir etken.

Bu dört futbolcunun ardından nihayet bir Türk futbolcu geliyor. Her ne kadar beklentileri şu ana kadar karşılamamış olsada geçmişin güzel günleri hatırına Denizli, Nihat Kahveci'yi 11 kez ilk 11'de sahaya sürdü. Sahaya ilk 11'de çıktığı 11 maç ve sonradan oyuna dahil olduğu karşılaşmalardan sadece Kasımpaşa maçında gol sevinci yaşaya bildi Nihat Kahveci.

Tello, Ekrem ve Rüştü ise 10 karşılaşmada sahaya ilk 11'de çıktılar. 16 lig maçının 10 tanesinde kalede görev yapan Rüştü Reçber 6 karşılaşmada kaleyi Hakan Arıkan'a kaptırdı. İlk yarının son maçına kadar kalesinde sadece 7 gol gören Beşiktaş, son maçta Bursaspor'dan 3 gol birden yiyerek 15 maçta yediğin toplam golün yarısını bir karşılaşmada yedi.


Bobo ve İsmail Köybaşı 8 kere ilk 11'de başlarken, defansın solunda İbrahim Üzülmez 7 kere oynadı. 16 maçın 15 tanesinde sol kanat İsmail , İbrahim ikilisinden birine emanetken sadece Kayserispor ile oynan karşılaşmada iki futbolcuda ilk 11'de sahaya çıkmadı. O maçta sol kanadı savunma işini Ekrem yaptı.

Sağ bek rotasyonu Erhan, İbrahim Kaş ve İbrahim Toroman arasında oldu. İlk 3 karşılaşmada Erhan Güven, daha sonra 6 maçta İbrahim Kaş ve sakatlıktan kurtulduktan sonra İbrahim Toroman da 7 kere ilk 11'de sahaya çıktı.

1 gollü Nobre ve Tabata, golsüz Yusuf Şimşek 7 kere Denizli'den ilk 11 için formayı kaptı. Bu oyuncuların skora katkısı olmayınca Beşiktaş'ın maç kazanmada zorlanması gayet doğal.


Beşiktaş altyapısından A takıma katılan 4 oyuncudan ilk 11'de en fazla şans bulan oyuncu 5 maçla Serdar Özkan. Necip, Batuhan ve Korcan'ın aksine uzun süredir A takımda olan Serdar Özkan'ın bu 5 maçlık şansı ne kadar kullanıp, kullanamadığıda bir başka soru. Sergen'den sonra altyapıdan marka bir isim çıkartamayan Beşiktaş'ın, futbolcu edinmekte "yap-işlet-devret" modeli kullanan Anadolu takımlarına milyonlarca $/€/TL kaptırmasının bir sebebide altyapısının yapısındaki bozukluk.

İlk 11'de en az forma şansı bulan 2 oyuncu sakat Holosko ve Uğur İnceman. Uğur ilk 11'de sahaya en az çıkan oyunculardan biri olsada, yedek kulübesinden oyuna en çok giren oyuncular arasında.


Sonuç olarak; Beşiktaş iskeleti sadece defansif yönde oturmuş bir takım hüvviyetinde. Bunun sonucunda kaleciyi saymazsak 10 kişiden sadece 4'ünün ilk 11'deki yeri garanti. Geriye kalan 6 mevki için 15 oyuncu değişerek sahaya çıkıyor.

İstikrardan yana olmanın tutuculuk gibi görülmemesi gerekir. UEFA şampiyonu olan, ligi 4 sene boyunca domine eden Galatasaray, ligi ve Avrupayı en fazla 15 futbolcu ile götürürken, Beşiktaş ligde hiç bir maça art arda aynı kadro ile çıkmadı. Diğer iki büyük takım, kupa maçlarında gençlerini görme şansı yakalarken Beşiktaş'ın Manisa deplasmanında neredeyse as kadro ile çıkması düşündürücü.

Rotasyon nedir? Nasıl yapılır? Bu soruların cevaplarını Beşiktaş'a bakarak bulmak oldukça zor. Geride kalan 16 haftanın Beşiktaş takımındaki tek bankosu "şapkadan çıkan tavşan"dı. Çok yönlü futbolculardan kurulu takımları çok iyi yöneteceğine emin olduğum Mustafa Denizli, Beşiktaş'lı oyunculara bu özelliği kazandırabilir mi?

1 yorum:

tabatas dedi ki...

bir tavşan dolamışsınız ağzınıza nerede ne zaman hangi maç çıktı şu tavşan biz de öğrensek.hıncal uluç'a her türlü lafı söylersiniz ama dediklerini de papagan gibi tekrarlarsınız.