26 Temmuz 2013 Cuma

Futbolcuların Vergileri

Maliye Bakanı Mehmet Şimşek öndeliğinde hazırlanan yeni yasa tasarısı ile ülke futbolu bir nev-i vergi cenneti olmaktan çıkıyor. Futbolun herhangi bir unsurunun ülkemizde cennet olması bile başlı başına bir başarı iken yeni gelecek gelir vergisi tarifesi ile oyunda pek çok denge değişecek gibi duruyor.
Futbolun saha içi unsurlarından teknik adamlar hali hazırda futbolcular için getirilmesi planlanan vergi tarifesine tabi. Daha önce defaatle teknik adamlar da vergilendirmelerinin futbolcular gibi sadece ve sadece %15 oranında olmasını iştemişti ancak şimdi futbolcuların teknik adamlar ile aynı şekilde vergilendirilmesi söz konusu.
Temel olarak vergilendirme, tek bir işverenden yıllık 80 bin TL gelir elde eden bir ücretli, yüzde 15 ile 35 oranında gelir vergisine tabi iken; kira, hisse senedi satışı, danışmanlık, telif gibi kazançlar elde ettiğinde her biri ayrı vergilendiriliyor ve birçok istisnadan yararlanıyordu. Şimdi ise tüm kazançlar birleştirilerek, bunların yıllık tutarı 160 bini geçerse beyanname vererek; gelir ve gider bildiriminde bulunacak.
Yani futbolcuların kulüplerden aldıkları tutarlar yanında, sponsorluk, imaj hakkı ve reklam gibi kazançları için de yüksek oranda vergi verecek.
Ülke için geç kalınmış bu karar kulüplere mali ciddi anlamda bir mali yük getiriyor. Çünkü kulüpler futbolcular ile “garanti para” üzerinden anlaşıyor.
Peki yurtdışında durum nasıl?
Almanya : Yıllık 250.000€’nun üstü gelir vergisi %45. Sosyal Güvenlik ile birlikte toplam yük % 59,3’e çıkıyor.
Hollanda : Bu ülkeden yabancılara pozitif ayrımcılık yapılıyor. Yerlilerin toplam vergi oranı %60 iken yabancılar %46,6 vergi ödüyor.
Fransa : Tüm muafiyetler kaldırıldı, toplamda vergi %65.
İngiltere : Yıllık 150.000£’nin üstü için gelir vergisi 3 yıldır %50. Toplam oran %58.
İspanya : Gelir Vergisi oranları %. Toplam vergi oranı %61’i bulmakta.
İtalya : Toplam vergi %54.
Rusya: Toplam Vergi %13.
Bizde ise vergi oranı bilindiği üzere %15 ancak %50 dahi olsa bugüne kadar yapılan anlaşmalar “Garanti Para” üzerinden olduğu için herhangi bir muafiyet söz konusu olmadan yasa yürülüğe girerise futbolcuların gelirleri değişmeyecek ancak kulüplerin devlete olan vergi borcu artmış olacak.
Peki borsaya açık üç İstanbul kulübüne bu vergi artışının yasıması ne şekilde olacak.
Öncelikle hesaplama yönteminden bahsetmek gerekli.
·         Kap’a yapılan bildirimler üzerinden sadece garanti ücret baz alınmıştır. Maç başa ücretler hesaplamaya dahil edilmemiştir.
·         Vergi yükü hesaplanırken %15 için Garanti ücret (0,85)’e bölünmüştür. Aynı yöntem %35 geri gelirini hesaplarken de kullanılmıştır. Yapılan en büyük hesaplama yanışlarından biri budur, 100 TL net kazancın brüt tutarı 117,64 TL dir. %15 bunu üzerinden hesaplanır. 117,64 TL’nin %15’i yani 17,64TL si vergi ödenir ve net 100 TL kalır. Yaygın ve yanlış olan hesaplama yöntemi 100TL’nin %15’ini 15 TL olarak hesaplar ve bu her 100 TL’de 2,64 TL sapma yapmaktadır.
Vergi yükünün en çok vuracağı iki kulüp Fenerbahçe ve Galatasaray olacak gibi görünüyor. Mevcut sözleşmelerle ve %15 vergi oranı ile Fenerbahçe’nin 16,1 Milyon TL olan vergi yükü oranın %35’e çıkması durumunda 49,2 Mio TL’ye yükselecek ki bu da 33,1 mio TL vergi yükü demek. Galatasaray’da da durum küsüratlar dışında aynı. Vergi yükü sarı kırmızılılar içinde 16,1 Mio TL’den 49,2 Mio TL’ye çıkacak. Siyah Beyazlı takımda ise %20’lik vergi artışının maliyeti 13,7 Mio TL olacak.
İşte Galatasaray’ın detayları.Transfer sezonunun henüz yeni başladığını varsayarsak bu tablonun yukarı yönlü revize edileceği muhakkak.
Galatasaray
Ücret
Mevcut %15
35%
Vergi Yükü
FERNANDO MUSLERA
4.900.000
864.706
2.638.462
1.773.756
HAKAN BALTA
3.062.500
540.441
1.649.038
1.108.597
EMMANUEL EBOUE
5.390.000
951.176
2.902.308
1.951.131
SABRİ SARIOĞLU
2.276.026
401.652
1.225.553
823.901
GÖKHAN ZAN
1.715.000
302.647
923.462
620.814
SEMİH KAYA
543.988
95.998
292.917
196.919
DANY NONKEU
2.450.000
432.353
1.319.231
886.878
SELÇUK İNAN
4.900.000
864.706
2.638.462
1.773.756
CEYHUN GÜLSELAM
2.450.000
432.353
1.319.231
886.878
OKAN DERİCİ
352.800
62.259
189.969
127.710
EMRE ÇOLAK
661.500
116.735
356.192
239.457
ALBERT RİERA
7.350.000
1.297.059
3.957.692
2.660.633
ERMAN KILIÇ
950.000
167.647
511.538
343.891
YİĞİT GÖKOĞLAN
923.754
163.015
497.406
334.390
HAMİT ALTINTOP
7.105.000
1.253.824
3.825.769
2.571.946
NORDİN AMRABAT
2.695.000
475.588
1.451.154
975.566
WESLEY SNEİJDER
11.025.000
1.945.588
5.936.538
3.990.950
SERCAN YILDIRIM
1.715.000
302.647
923.462
620.814
JOHAN ELMANDER
4.410.000
778.235
2.374.615
1.596.380
BURAK YILMAZ
5.635.000
994.412
3.034.231
2.039.819
FURKAN ÖZÇAL
1.347.500
237.794
725.577
487.783
DİDİER DROGBA
14.700.000
2.594.118
7.915.385
5.321.267
CHEDJOU
4.900.000
864.706
2.638.462
1.773.756
Toplam
91.458.068
16.139.659
49.246.652
33.106.993
Fenerbahçe’de de durum pek farklı değil. Transfer sezonun hareketlenecek olması ile birlikte ortaya çıkacak rakamların aşağıdaki tabloyu ne şekilde etkileyeceğini bekleyip göreceğiz.
Fenerbahçe
2013-14
Mevcut %15
35%
Vergi Yükü
MERT GÜNOK
1.385.630
244.523
746.109
501.586
VOLKAN DEMİREL
6.125.000
1.080.882
3.298.077
2.217.195
GÖKHAN GÖNÜL
4.189.500
739.324
2.255.885
1.516.561
JOSEPH YOBO
4.900.000
864.706
2.638.462
1.773.756
BEKİR İRTEGÜN
3.307.500
583.676
1.780.962
1.197.285
SERDAR KESİMAL
2.940.000
518.824
1.583.077
1.064.253
ORHAN ŞAM
2.205.000
389.118
1.187.308
798.190
HASAN ALİ KALDIRIM
2.695.000
475.588
1.451.154
975.566
EGEMEN KORKMAZ
4.287.500
756.618
2.308.654
1.552.036
CRİSTİAN BARONİ
4.410.000
778.235
2.374.615
1.596.380
SEZER ÖZTÜRK
2.940.000
518.824
1.583.077
1.064.253
MİROSLAV STOCH
4.287.500
756.618
2.308.654
1.552.036
MEHMET TOPAL
5.022.500
886.324
2.704.423
1.818.100
SALİH UÇAN
910.411
160.661
490.221
329.560
MİLOS KRASİC
5.635.000
994.412
3.034.231
2.039.819
RAUL MEİRELES
6.125.000
1.080.882
3.298.077
2.217.195
HENRİ BİENVENU
2.450.000
432.353
1.319.231
886.878
SEMİH ŞENTÜRK
4.777.500
843.088
2.572.500
1.729.412
MOUSSA SOW
6.370.000
1.124.118
3.430.000
2.305.882
DİRK KUYT
6.982.500
1.232.206
3.759.808
2.527.602
BRUNO ALVES
6.125.000
1.080.882
3.298.077
2.217.195
ALPER POTUK
3.430.000
605.294
1.846.923
1.241.629
Toplam
91.500.541
16.147.154
49.269.522
33.122.368
Başkanını ve aynı zamanda teknik direktörünü arayan Beşiktaş’ta bu iki seçim vergi yükünün ne denli değişeceğini ortaya koyacak. Serdal Adalı “elini korkak alıştırma” ekolünden bir yöneticilik sergileyeceğinin sinyallerini veriyor. Böylesi bir durumda gelecek oyuncuların vergi yüküne katkısı ağır olabilir, öte yandan geçen sezon Samet Aybaba’ya “Feda” tshirtü ile imza attırıp “Ne Fedası?” diyen Fikret Orman’nın bu sezon kesenin ağızını biraz açacağı idda ediliyor. Beşiktaş’ın vergi durumu da aşağıdaki gibi.
Beşiktaş
Ücret
Mevcut %15
35%
Vergi Yükü
CENK GÖNEN
1.500.000
264.706
807.692
542.986
MEHMET AKYÜZ
700.000
123.529
376.923
253.394
JULİEN ESCUDE
2.205.000
389.118
1.187.308
798.190
TOMAS SİVOK
3.185.000
562.059
1.715.000
1.152.941
GÖKHAN SÜZEN
1.347.500
237.794
725.577
487.783
NECİP UYSAL
850.000
150.000
457.692
307.692
MANUEL FERNANDES
5.390.000
951.176
2.902.308
1.951.131
VELİ KAVLAK
1.470.000
259.412
791.538
532.127
TANJU KAYHAN
857.500
151.324
461.731
310.407
BURAK KAPLAN
857.500
151.324
461.731
310.407
OĞUZHAN ÖZYAKUP
1.041.250
183.750
560.673
376.923
OLCAY ŞAHAN
2.450.000
432.353
1.319.231
886.878
UĞUR BORAL
1.715.000
302.647
923.462
620.814
HUGO ALMEİDA
6.125.000
1.080.882
3.298.077
2.217.195
MUSTAFA PEKTEMEK
2.500.000
441.176
1.346.154
904.977
FİLİP HOLOSKO
2.695.000
475.588
1.451.154
975.566
SİNAN KURUMUŞ
350.000
61.765
188.462
126.697
DENTİNHO
1.470.000
259.412
791.538
532.127
Toplam
37.884.750
6.685.544
20.399.481
13.713.937
Vergi sosyal devlet olmanın temel taşlarından biri. İster ajitasyon kabul edin ister etmeyin ancak asgari ücretli bir çalışan ile bir futbolcunun aynı oranda vergi ödemesi ne kadar adil?
Ama sonuçta yükün bineceğin yerin kulüler olduğunu ortaya koymak gerekli. Bu vergi düzenlemesi ile kulüpler futbolculara verdikleri ücretleri biraz daha aşağı çekmeye çalışabilirler, bir de bunun üstüne gelecek sezon yabancı futbolcu kısıtlaması kalkar ise kulüpler rahat bir nefes alabilir.

Süper Lig para bastı / 2012-13 Sezonu Naklen Yayın Gelirleri

Her sezonun ardından her yerde yılın 11’leri, en iyileri ve kötüleri seçiliyor. Bu seçimle rüzerinden hareketle sezon içindeki günlere dönülüp haklılık haksızlıktan dem vuruluyor. Lige veda edenler, son anda paçayı kurtaranlar, hedefsizler , Avrupa’yı kovalayanlar ile  ortaya karışık bir lezzet sunulan ligimizden zevk almanız damak tadınıza bağlı ancak ligde hedefsiz olmanın bir maç için 1,2 Milyon TL’ye patlayacağını belirtmek lazım.
Geçtiğimiz sezondan itibaren başlayan ve Canlı Yayın hakları Digiturk, Özet Yayın hakları Trt ve mobil yayın hakları için Avea’nın yüklü paralar ödediği sezonun bu seneki bilançosu kabaca 453,4 Milyon Dolar.
Canlı Yayın hakları için 321 Milyon $ ödeyen Digitürk’ün yanında Trt 40,21 Milyon $ ödedi, Türk Telekom ise mobil haklar için 13,5 Milyon $ harcadı. Yapılan anlaşma ile bu bedellerin her sezon %10 artırılacağı karara bağlandı. O zaman federasyon ve yayıncı kuruluşlar sözlerini tuttu ise bu 3 kuruluştan KDV ve federasyon payı hariç 453,4 milyon $ bir gelir sağlanması ve Süper Lig kulüplerine aktırılması gerekiyor.
Peki bu para nasıl dağıtılıyor?  Muhtemelen bunu bilmeyen yoktur ancak hatırlatmak gerekirse,
1. Yüzde 11`i Süper Lig`de şampiyon olan takımlara, şampiyonluk sayılarına göre,
2. Yüzde 35`i 18 Süper Lig kulübüne eşit Katılım ve Dayanışma Primi olarak,
3. Yüzde 45`i puan performansına bağlı Başarı Primi olarak,
4. Yüzde 9`u ise Süper Lig`i ilk altı sırada bitirecek takımlara sezon sonu başarı primi ödülü olarak,
Kulüplere dağıtılıyor.
O halde bu 2012/13 sezonu için;
Şampiyonluk Primi : 49,8 Milyon $ / 1 Adet Şampiyonluk için 890bin $
Eşit Katılım Payı : 158,7 Milyon $ / Kulüp başına 8,816 Milyon $
Performans Payı : 204 Milyon $ / 1 puan için 245bin $
İlk 6 Başarı Payı : 40,8 Milyon $
Bu kriterleri saydıktan sonra 2012 / 13 sezonun da en çok kazanan takımı tahmin etmek zor değil. Ligi şampiyon tamamlayan Galatasaray kasasına 55,4 Milyon $ koydu ve bu tüm gelirin %12,2’sine denk geliyor. Ligin en az kazanan takımı ise 14,2 Milyon $ ile Mersin İdman Yurdu oldu.
Süper Ligin en fazla kazananı en az kazananına göre tam 3,9 misli fazla kazanıyor. 
Yukarıdaki tablo performans priminin ne şekilde kulüplere dağıtılacağını gösteriyor. Kulüpler Federasyona aylık fatura kestikleri için dönem içinde kur oynamalarından dolayı tutarları dolar cinsinden vermek daha sağlıklı sonuç verecektir.
Ligi ilk 6 sırada bitiren takımların kazandıkları tutar dağıtılan tutarın %49,23’üne denk geliyor. Kalan %50,77 diğer 12 takım arasında paylaştırılıyor.
Bu sezon %10 barajını açan iki takım bulunuyor. Ligi ilk sırada bitiren Galatasaray ve Fenerbahçe havuzdan %23,32 oranında pay almayı başardılar. İki kulübün kasalarına puan cetvelinde bulundukları yer sayesinde 105,7 Milyon $ girdi.
Bu paralar ne kadar büyük olsada İngiltere’nin yanına bile yaklaşamıyor. 2012 / 13 sezonunda İngiltere Premier Lig kulüplerinin yayın haklarından kazandıkları para 1,46 Milyar $ olurken Bundesliga’da bu rakam bize nispeten yakın; 532 Milyon $.
Türkiye ve Almanya yayın gelirlerini üst üste koyduğumuyda aradaki fark yine Bunderliga kadar. Bu farkı yaratan ise Premier Ligin yurtdışı yayın haklarından kaynaklanıyor. Premier Lig takımları 2012/13 sezonu için 570 Milyon $’ı eşit paylaştılar ve kulüp başına 28,5 Milyon $ kazandılar.
Premier Lig’in ulaştığı büyüklüğün anlamak için en az kazanan ile en çok kazanan arasında dengeye bakmak gerekli. Premier Ligin en çok kazananı Man Utd ile en az kazanan QPR arasında 1,5 misli fark var. Türkiye’de bu fark 3,9, yükselen yıldız Bundesliga’da ise 2,5.
Bundesliga’nın en çok kazananı ise Şampiyonlar Ligi şampiyonluğunu da kazanan Bayern oldu. 2012/13 sezonunda Bundesliga’da dağıtılan 532 Milyon $’ın 46,5 Milyon $’ını Bayer kasasına koyarken en az kazanan kulüp 18,6 Milyon $ ile Fürth oldu.
Rekabeti tabana yaymak ve yarışmacı takımları artırmak için yayın gelirlerinin doğru paylaştırılması oldukça önemli. Havuz sistemi kullanmayan İspanya’da durum ortada. 2 dev sürekli ligi domine ediyor ve ligi üçüncü bitirmek ciddi bir başarı sayılıyor. İki takımdan biri tökezlediği anda diğeri için şampiyonluk şarkıları söylemek çok uzun zaman almıyor.
Doğru planlama ile bir çok sorunu çözmek mümkün. Örneğin kulüplerin alacaklarının belli bir kısmı futbolcu alacakları için bloke edilip ödeme yapıldıkça bloke çözülmesi, stadyumların daha insanı şartlara getirilmesi için yayın gelirinden bir payın ayrılmasının zorunlu kılınması gibi tedbirler alınması oyunun seyir zevkini ve rekabeti daha yukarı çekecek uygulamalar olabilir. Havuz sisteminde yapılacak ufak tefek değişikliler ile performans payının artırılması, eşit payın yükseltilmesi, düşene de bir tekme vurmayarak paraşüt ödemesi yapılabilir.
Yayın gelirleri bu sektörün amiral gemisi, bu gemideki gaminetin düzgün paylaşılması herkesi mutlu eder.

30 Mayıs 2013 Perşembe

Üzerinde Güneş Batmayan Takım : Man Utd

*Bu yazı 21.05.2013 Tarihinde TotemSpor'da yayınlanmış ve TotemSpor için yazılmıştır.

Son yıllarda sermaye gruplarının futbola etkisine bakıldığında 2 tür sermaye davranışı gözleniyor. Birincisi, Abramoviç’in Chelsea’si, Şeyhin Man City’si gibi harcama eğilimli sermaye hareketleri diğeri ise Man Utd gibi özsermaye ile desteklenen gelir-gider dengeli uzun vadede kar amaçlı sermaye hareketleri.
2011-12 sezonunda şampiyonluğu şehrin diğer takımına kaptıran, Avrupaya erken havlu Man Utd, Ferguson’nun önderliğinde oluşturduğu iş modeli ile yine ligin en çok kazanan takımı oldu.
2011-12 sezonunda toplam 320,20 milyon £ gelir elde eden kulüp yine 300 milyon £ barajını geçen tek takım oldu ve gelir anlamında en yakın rakibi Chelsea’ye 65 milyon £ fark attı.2011-12 sezonunda 2,3 milyar £ gelir elde eden Premier Lig kulüpleri içinde Man Utd 320,2 milyon £’luk geliri ile ligin toplam gelirinin %13,6’sına sahip oldu.
200 Milyon £ barajını aşan sadece 4 takım olduğunu ve Man City’nin bu barajı bu sezon ilk geç geçtiğini düşünürsek Man Utd’ın bu geliri elde etme konusunda sahip olduğu tecrübeyi de bir kenara pozitif etki olarak yazmak gerekir çünkü para harcamayı bilmek, gelir arttığında buna düzgün reaksiyon vermek ve doğru yönetmek önemli bir özellik halini alıyor.
Her ne kadar gelirler, finansal tablolar güzel olsa da futbol sahada oynanan ve şampiyonluğun futbolcular ile kazanıldığı bir spor. Haliyle burada ortaya takımların futbolculara ödediği ücretler in önemi çıkıyor.
Premier Lig 2011/12 sezonunda 2,3 milyar £ gelir elde ederken bunun 1,62 milyar £’unu futbolculara maaş ve prim ödedi. Kısaca toplam gelirin %70’i futbolculara aktarılmış durumda.
Futbolculara en çok ödeme yapan 5 kulübe baktığımızda Man City 201,8 milyon £ ile ilk sırada yer alırken onu 175,7 milyon £ ile Chelsea izliyor. Üçüncü sırada 161,70 milyon £ ile Man Utd yer alırken Arsenal 143,40 milyon £ ile dördüncü sırada. Liverpool ise 109,2 milyon £ ile 100 milyon barajının hemen üzerinde yer alıyor.
Takımların gelir/ücret dengesine bakıldığında Man Utd farkı kendini bir kez daha ortaya koyuyor. Premier Lig’de futbolcularına en fazla ücret ödeyen üçüncü kulüp olan kırmızı şeytanlar gelir/ücret dengesinde ise gelirinden futbolculara en az payı veren ikinci kulüp olarak çıkıyor karşımıza. Norwich gelirinin %50’sini futbolcularına aktarırken Man Utd %50,5 ile ikinci sırada yer alıyor. Blackburn hazandığı her 100 £’un 92,25£’unu futbolculara aktarırken, QPR 91,41£’unu, Man City ise 87,3£’unu futbolculara veriyor.
Man Utd son 5 sezonda vergi sonrası 38,3 milyon £ kar elde ederken, faaliyet karı 372 milyon £’u buldu.  Kulübü borç ile yöneten Man Utd yöneticilere her zaman Ferguson’a rahat bir hareket alanı bıraktı. Son beş sezona kasasında en az 70 milyon £ ile başlayan Man Utd ticari gelirlerinde ise her sezon yeni harikalar yaratıyor. 2009 yılında 65,9 milyon £ ticari geliri olan kulübün 2012/13 sezonunda bu rakamı %131’lik artış ile 152 milyon £’a çıkartması bekleniyor.
Maç günü gelirlerinde ise bir standart yakalanmış durumda. Aradaki farkı kulübün Avrupa kupalarında yaptığı maçların sayısı belirliyor. Avrupaya erken veda edildiği sezonlarda daha az maç oynama durumunda kalan kırmızı şeytanların maç günü gelirleride ister istemez düşüyor.
Yayın gelirleri ise yine Avrupdaki başarı ile orantılı. Premier Lig’de her zaman en yüksek yayın gelirine sahip olan takımın gelirini Avrupa kupalarındaki nüanslar belirliyor. Bu yıl devreye girecek yeni naklen yayın anlaşması ile yayın gelirlerinde hatrı sayılır bir artış olacağını da not etmek gerekebilir.
Alex Ferguson sadece Man Utd için değil tüm futbol dünyası için bir ilham perisidir. Çiğnediği sakız, zaman zaman hakem kararlarına etkisi hep konuşuldu ancak sabır ve inançla kurulan bir imparatorluğun tek hükümdarıdır Ferguson. Tökezlediğinde kolundan tutup kaldırılmasaydı, şampiyon olamadığı her sezon gönderilseydi bu takımın dünyanın dörtbir yanında yılda 500binin üzerinde forma satması sadece bir hayal olurdu.
Bugün dünyanın neresine giderseniz gidin bir Man Utd formalı insan görürsünüz. Arkasında Cantona’dan, Beckham’a, Giggs’ten, McClair’a , Irwin’den Keane’e, Scholes’e yüzlerce farklı isim yazılı olabilir ama hepsinin o formada olmasının en büyük nedenlerinden biridir Sir.
Man Utd, dünyanın her yerinde, her an formasını top oynayan çocukların üzerinde görebileceğiniz bir takım. Kaynaklarını sadece saha içinde değil saha dışında da maksimum verimle kullanan bir ekip. Moyes’in işi böylesi bir düzene geldiği için kolay ama böylesi bir düzene geldiği için de oldukça zor.

12 Şubat 2013 Salı

Dört Büyüklerin 2012/13 Sezonu 6 Aylık Finansal Tabloları


*Bu yazı HAYATIM FUTBOL Dergisi için yazılmış ve yayınlanmıştır.
*Veriler Futbol Kulüplerinin Anonim Şirketlerine ait bilgilerdir. Dernekte ve konsolide olmayan şirketlerdeki gelirler bu bilgilerde yer almamaktadır.
 Gelirde Galatsaray önde
Geçtiğimiz hafta Deloitte, Money League 2013 raporunu açıkladı ve Sarı Kırmızı ekip listede 30. sırada yer aldı. Bu raporun 2011/12 gelirlerinden futbolcu transferlerinin çıkartarak bulunduğunu belirtmek gerekiyor. 2012/13 sezonun ilk 6 ayına ait veriler ışında bu sezon sonunda  Money League 2014 raporunda da adın söz ettirecek gibi.
Dernek garabeti ve yan şirketlerin bir takım gelirlerinin aşağıdaki finansal figürlerde bulunmadığını belirtmek gerek analize başlamadan önce. ’ın Fulyası,’nin Topuk Yaylası, Fenerium Gelirleri, Galatasaray’ın Tribün gelirlerinin bir kısmı aşağıda analizini yaptığımız veriler içinde bulunmuyor. Ve bu şirketler borsada işlem gördüğü için analiz herhangi bir yatırım tavsiyesi içermemektedir.
Gelirlerde Galatasaray 138,4 milyon TL ile en fazla gelir elden kulüp olurken ,  114 milyon TL ile sarı kırmızılı ekibi izledi. Büyük bir mali sıkıntının içinde olan 78,3 milyon TL gelir elde ederken, geçen sene sadece Şampiyonlarlar Liginden 55 milyon TL gelir elde eden  bu sezonun 6 ayında 29,8 milyon TL gelir elde edebildi.
Toplam Gelir
Süper Finalin son maçında şampiyonluğu yakalayan Galatasaray için bu kupanın parasal karşılığı 30,1 milyon TL oldu. Devler liginde yoluna devam eden Galatasaray’ın Şampiyonlar Ligi gelirinin 60 milyon TL’nin üzerinde olacağı tahmin ediliyor. Süper Finalin son maçında roller değişmiş olsa ve kupanın sahibi Fenerbahçe olmuş olsaydı Fenerbahçe ile Galatasaray gelir sıralamasında yer değişecekti.
gelir tablosu
Gelirini en fazla artıran kulüp Şampiyonlar Ligi ve Lisanslı ürün gelirlerindeki büyük artış sağlayan Galatasaray oldu ve sarı kırmızılı ekip gelirini %88 artırdı. Onun dışındaki 3 kulüp için gelirini artırabilen başka bir takım bulunmuyor. Fenerbahçe %7, Beşiktaş %5, Trabzonspor ise %64 gelir kaybına uğradı.
gelirler
Kar eden kulüp yok
Sezonun ilk 6 ayında kulüpleri toplam zararı 83 milyon TL’yi buldu. En çok zarar eden takım 32,9 milyon TL ile Galatasaray olurken, onu 25,5 milyon TL ile Trabzonspor izledi. Feda sezonunu yaşayan Beşiktaş geçen sene aynı dönem için 70 milyon TL olan zararını 20,6 milyon TL’ye indirdirebildi. Fenerbahçe tüm kulüpler için en kabul edilebilir zarar rakamını açıkladı ; 4,2 milyon TL. 2 yılda kulüplerin toplam zararı ise 185,7 milyon TL’ye ulaştı
net kar
Futbolcular En Büyük Gider
4 kulüp sezonun ilk 6 ayında futbolculara adeta bir servet ödedi. 4 kulübün futbolcu ve teknik heyete ödediği tutar 241,6 milyon TL. Galatasaray bu alanda da üstünlüğü kimseye kaptırmadı ve 93,7 milyon TL ile birinci sırada yer aldı. Fenerbahçe 67,3 milyon TL’lik futbolcu ve teknik heyet gideri ile bu konuda ikinci sıradaki yerini alırken Beşiktaş 40 milyon TL, Trabzonspor 39,9 milyon TL maaş ve ücret ödemesi yaptı.
maas gelir oranı Üç kulübün geçen sene aynı dönem ile karşılaştırıldığında futbolcu maaş ödemeleri artmışken Feda diyen tek takım Beşiktaş oldu.  Fenerbahçe şike sürecinde dağıttığı kadro sonrasında bu sezon yeniden yapılanmaya gitti ve bunu maliyeti geçen seneye göre %67 artan futbolcu maaş giderleri oldu. Şampiyonlar liginde iddialı bir kadro kurmak isteyen Galatasaray’ın maaş ücretleri geçen seneye göre %47 arttı. Trabzonspor ise %12’lik artış ile yetinde. Beşiktaş’ın Fedası ise %32 oldu. Geçtiğimiz sezon futbolcularına bu dönemde 60 milyon TL ödeyen Beşiktaş Feda projesi kapsamında bu tutarı 40 milyon TL’ye indirdi.
futbolcu maaş
En Borçlu Kulüp Beşiktaş
Bu sezon Avrupa kupalarından men edilen Beşiktaş sezonun ilk 6 ayında borç liginde birinci sırada. Yeni yönetim her ne kadar borcu azalttık dese de mali tablolarda görüntü beyanatlardan farklı. 31/05/2012 tarihinden 30/11/2012 tarihine kadar borç miktarı %16 artmış. Borçlanma konusunda Beşiktaş’ın ardından 276 milyon TL borç ile Galatsaray geliyor. Sezon başına göre Galatasaray  borcunu  %6 düşürmüş durumda ancak gelirini %88 artıran bir takımın borcununda anlamlı bir azalma olmaması düşündürücü ki bedelli sermaye artırımından gelen 115 milyon TL sıcak para olmasaydı borcun miktarı azalmak bir yana artmış bile olabilirdi. Borç liginin üçüncü sırasında ise Fenerbahçe bulunuyor. %47 borç artışı ile Fenerbahçe’nin borç rakamı 164 milyon TL’den 241 milyon TL’ye yükselmiş durumda. Trabzon ise borçlanma konusunda en çekingen davranan kulüp, kulübün borçları geçtiğimiz sezona göre sadece %4 oranında artmış.
borçlarBeşiktaş ve Galatasaray’a Sermaye Gerekli
Kulüplerin varlıklarına ve varlıklarını ne şekilde finanse ettiklerine bakacak olursak ilk dikkatimi çeken 2 takımın negatif özsermayesi. Beşiktaş’ın SPK tarafından izlemeye alındığını bildiren yazının negatif özsermaye ile başlaması da bu konunun önemini gözler önüne seriyor. Bilançoların takımların tüm varlık ve borçlarını göstermediği de bir gerçek. Çünkü kulüpler önemli taşınmazlarını hala Dernek üzerinde tutuyor. Değerlendireme yaparken bunu da bir köşeye not etmek gerekli.
bilanco Beşiktaş ve Galatasaray Faiz Altında Eziliyor
Futbol kendi mecrasında ekonomik olarak riskli bir sektör. Daha önce de bahsettiğimiz gibi gibi kulüplerin gelirleri özellikle Avrupa Kupalarına katılma durumuna göre değişiklik gösterebiliyor. Durum böyle olunca kredi verenler için bir risk ortaya çıkmış durumda. Pek çok gelirin temlikli olması da bu yüzden. Kreditörler vadesi geldiğinde paralarını alamadıkları takdirde temlik edilen gelirden bu kısmı karşılıyorlar. Borcunu çevirebilen bir kulübün temlik vermesi faiz maliyetlerinin daha uygun olması anlamına geliyor.
Beşiktaş ve Galatasaray borçlarının yüksekliği karşısında yüksek faiz gelirine ve finansman gideri katlanmak zorunda kalıyor.
 finansal gider
Finansal Gelirlerin içinde ağırlıklı olarak  vadeli mevduattan sağlanan faiz geliri, kurun düşmesi ya da artması durumuna göre borcun döviz cinsinden değerlenmesi üzerinden sağlanan faydadan oluşmakta.
Kur farkını biraz daha detaylı açıklamak gerekirse, bir kulüp 1 milyon avro bonservis karşılığında bir futbolcu ile anlaştı. O gün kur 2 TL ise kulüp kayıtlarına 1 milyon avro = 2 milyon TL borç kaydediyor. Ay sonunda kur 1,5 TL’ye düşer ise kulübün borcu 1 milyon avro=1,5 milyon TL olarak değerlenecek ve kulübün raporlama yaptığı TL cinsinden borcu 500 bin TL azalmış olacak ve 500 bin TL kayıtlara Kur Farkı Karı olarak alınacak. Tersi bir durumda ise tutar Kur Farkı Zararı olarak kaydedilecek. Kulüplerin dövizli borçları ve alacakları birbirine ne kadar yakın ise kur riski de o kadar azalmış olacak. Ancak yurtdışına futbolcu ihracı konusunda sıkıntı yaşayan kulüplerin genel olarak döviz borçları alacaklarından fazla oluyor ve ufak döviz düşüleri kulübün yararına oluyor.
kur etkisi
Finansal Giderlerin ana kalemi ise ödenen faizler ve kur farkı zararları. Faiz giderleri borcun büyüklüğü ile doğru orantılı ancak Beşiktaş TL borçlanmak istediğinde %8 ile %20 arasında bir faiz giderine katlanmak durumunda yıllık olarak. Ve eğer borçlanma ihtiyacı devam eder ve Siyah Beyazlı kulüp bankaların kapısını çalmaya devam ederse %20 olan borçlanma faizi yukarı doğru hareket edebilir.
Tabloya göre döviz kurlarındaki %10’luk bir değişimin Fenerbahçe ve Beşiktaş’ın borçlarında bir artışa, Trabzonspor’un ise alacaklarında bir artışa neden oluyor. Firmaların çoğu bu tür risklere karşı kendilerini koruma altına alıyor ve hedge işlemleri yapıyor. Ancak Hedge işlemleri ehil olmayan ellere teslim edilirse koruduğu riskten çok daha fazlası ile karşı karşıya bırakabiliyor firmaları.
Tüm bunları alt alta koyduğumuzda Trabzonspor geçtiğimiz sezon kar açıklayan tek kulüptü ve bunun en büyük sebebi Şampiyonlar Ligiydi. Bu etki şimdi Galatasaray’da gösteriyor kendini. Kulüplerin yayın gelirlerinden aldıkları tutarların bir anlam ifade edebilmesi için Şampiyonlar Ligine 2,  Avrupa Ligine de en az 3 takımla katılmak gerekiyor ki Avrupa arenasında kulüplerimiz rekabetçi olabilsin. İki sezon ardarda Şampiyonlar Ligine gitme maddi anlamda rakiplere fark atmanın en kolay yolu. Ayrıca Beşiktaş’ın Galatasaray ve Fenerbahçe’nin bu kadar arkasında kalmasının ana sebebi stat gelirinin oldukça sınırlı olması. Beşiktaş yakın gelecekte yeni ve modern bir stada kavuşmaz ise her sezona 1-0 geride başlayacak.
Gelirlerini en efektif kullanan takım olarak Fenerbahçeyi görüyoruz. Futbolumuzun temel sorunu olarak gelir ile artan giderin, azalan gelir ile azalmaması. Galatasaray’ın gelirlerindeki artışın net kara yansımasının az olması da ayrıca konuşulması gereken bir konu. Trabzonspor’un diğer kulüplere göre daha ufak finansal figürleri var ancak gelir / zarar dengesini göz önüne aldığımızda karşımıza yüksek bir rasyo çıkıyor.
2009 yılında 111,2 milyon avro gelir ile Deloitte Money League’de kendine 19. olarak yer bulan Fenerbahçe’nin bu mali avantajı sportif arenada gösterememesi de önemli. Keza Galatarasay’ın da 3 sene üst üste Şampiyonlar Ligine kalması durumunda bile mali anlamda açacağı arayı sportif alana taşıyıp taşıyamacağı soru işareti.