2010 Naklen Yayın İhalesi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
2010 Naklen Yayın İhalesi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

26 Eylül 2011 Pazartesi

Masum Değiliz Hiç Birimiz...

Ben hiç birini görmedim ölürken. O can çekişmelerin, o kısa-sık nefeslerin, başın bir tarafa düşmesinin tiyatralına şahid oldum. Şimdi bakıyorum ki futbol ölüyor. Ve ben daha önce nasıl izlediysem o ritüeli televizyon,tiyatro ya da sinemada tüm ülke olarak seyrediyoruz.


Futbolun sosyal,ekonomik ve psikolojik etkilerinden arındırılmış bir yeşil saha oyunu olduğunu hiç bir zaman düşünmedim. "Futbol Sadece Futboldur"cular ile "Futbol Asla Sadece Futbol Değildir"ciler arasında safım belliydi. Pascal Boniface ve Simon Kuper ile bu safı sıklaştırdım o kadar.

Yeşil sahaya 22 kişi çıkınca, dünyanın geri kalanındaki milyarlar yok sayılabiliyorsa bu işte bir yanlışlık olduğu gün gibi aşikar. Borçlar, açlık sınırı, aile bütçesi, kırık kalpler, eski sevgililer, velayeti diğer eşte kalmış çocuklar vs. pek çok konuyu 90 dakika boyunca öteleyebilen bir zihin varlığını futbola borçludur.

Ve bu futbol ülkemizde ölüyor.

Özellikle şike soruşturması ile ortaya çıkan tabloya baktığımızda herkesin bunu bildiğini, olay ortaya çıkınca önce bir panik havasına kapıldığını ardından da konuyu önemsiz göstermek ve sulandırmak için gündem değiştirdiğini görüyoruz. Ve bir kaç kulüp başkanının yayın gelirlerinden hemalanmak için yaptıkları bu hamlelerin sonucunda futbol ölüyor.
  • Kulüpler
Dün şuradaki "Şikeye Hapis Cezası Kalıyor" yazısını okuduktan sonra hissetiğim şey kusma isteğiydi. Aynısını Kulüpler Birliği'nın çiçeği burnunda başkanı Yıldırım Demirören'ın "Küme Düşme Kaldırılsın" başvurusunda da hissetmiştim. Ayrıca her toplantı sonrası "dekoder alın" baskısı yapan yöneticilerin kişisel çıkarları bağlamında aksiyon aldıkları gün gibi ortadayken futbolu geldiği durum hiç şaşırtcı değil.
  • Futbolcular
Bizim liglerimiz şike soruşturması nedeni ile oynanmazken bizimle birlikte oynanmayan iki lig daha vardır. La Liga ve Seria A. Bu liglerin rötarlı başlamasının sebebi ise Futbolcu Birliklerinin isteklerinin karşılanmamasıydı. Peki ne istiyordu Messi,Puyol,Xabi? Tek istedikleri yayın gelirlerinden bir havuz oluşturulması ve kulüplerin oyunculara ödeme yapmaması durumunda bu havuzdan oyuncuların ödemelerini almasıydı. Bizi oyuncularımız ise kendilerine sorulmadan dayatılan fazladan 12 maç oynama konusunda tek bir açıklama bile yapmadılar. 7 günde maça çıkacak futbolcular için sakatlık tehlikesi had safhada.Haftada bir maç yaparken bile adele sakatlıkları ile boğuşan Türk Futbolcusu umalım ki bu dönemi en az sakatlık ile atlatır.
  • Federasyon
Federasyon yayıncı kuruluşun kucağında olduğu için zaten hareket alanı yok. Şansal Büyüka canlı yayında "Ne bu stadların hali?Ne bu stad ışıkları?" diye fırça atabiliyor istediği ses tonunda. Ee "Parayı veren, düdüğü çalar". Federasyon için bu kadar konuşmak bile fazla.
  • Yayıncı Kuruluş
Digitürk'ün elindeki tek değer Süper Lig yayın haklarıydı. Kaybedilecek bir ihalenin anlamı, için boş milyonlarca yatırım demekti. O yüzden son yayın ihalesinde 5 kuruşluk işe 100 kuruş ödediler. Bunun sonucunda kar etmek için mevcut sayının çok daha üzerinde dekoder satmaları gerekirken bir de şike soruşturması ile Fenerbahçe'nin küme düşme durumu ortaya çıkınca Digitürk sazı eline aldı ve Federasyon'a "Fenerbahçe düşerse ben bu lige para ödemem" dedi. Play-off'un ortaya çıkması, kulüplere fazldan maç dayatmak vs. hepsi Digitürk'ün Federasyon üzerindeki baskısı ve kulüplerin kolay para kazanma isteğinin sonucu.
  • Medya
Bloglar dahil tüm medya bir tarafgirlik ile yaklaştı bu futbolun can çekişmesine. Stad isimlerini, futbolcu isimlerini bilmeyen adamlar televizyonlarda çığırtkanlık yapmaya başladı. Erman Toroğlu'nun şu görüntülerini izleyen gerçek her futbol sever bir nefes darlığı yaşamıştır. Futbolun ölümünde medya taammüden adam öldürmekten yargılanmalı.
  • Taraftar
Başkalarına batırdığımız iğneleri bir kenara bırakıp çuvaldızı alma zamanı geldi. Futbol sadece ve sadece taraftar içindir. Çünkü her kurum,her bir kulüp kasalarına para koyarken bu paralar taraftarın cebinden çıkıyor. Oyunun gerçek patronu olan taraftar ise kirlenmiş, kokuşmuş bu düzeni yıkabilecek tek taraf. Çünkü daha önce saydığımı ve saydırdığımız tüm kurum ve kuruluşların ortak damarı taraftar. Tüm bu kurumlar taraftarın cebinden çıkan para ile besleniyor.

Peki bu konuda taraftarın tepkisi ne oldu? Temiz futbol yerine istenen ne? Fenerbahçelilerin tepkileri anlaşılabilir bir durumda çünkü Fenerbahçe medyası bile "Fenerbahçe'nin Barcelona'nın önünü kesebileceği" için şampiyonlar ligine alınmadığını düşünüyor.Bu şekilde yönlendirilen bir taraftar grubu olarak yapmaları gerekini yapıyorlar.

Taraftarlar neden sormuyor kendine bu kelli felli yöneticiler neden neden "kombine alın" değil de " dekoder alın" diyor?

Futbolu ölüyor ve cenazesi muhtemen Nişantaşı Camii'nden kalkacak ve yüzlerce gözlerini siyah güneş gözlüklerinin ardına saklamış adam üzülmüş gibi yapıp taziyeleri kabul edecek. Fonda Sezen Aksu "Masum Değiliz" diyecek buğulu sesiyle. "İyi bilirdik" diyecek o "iyi olmayan" futbol ulemaları.Ve sen çocuğuna ne armağan edeceksin? Store'dan forma mı?

23 Ağustos 2009 Pazar

Naklen Yayın İlahesi : Digitürk Vs. Türk Telekom


Federasyon başkanı Mahmut Özgener'in geçen hafta yaptığı açıklamalar kafaları karıştırdı. "Paket paket naklen yayın" manşetleri atıldı pek çok gazetede ve sanırım onlarda içeriği bilmedikleri için sadece sözleri tırnak içinde verip geçtiler.

Bu sezon Digiturk rakipsiz değil. Karşılarında çok ciddi bir rakip var. Trt-Türk Telekom ortaklığı. Bildiğiniz üzere Doğan Grubu, PO ile devlete ihale şartlarına uygun olmayan ürün sattığı için devlet ilhalelerinden men cezası aldı. Haliyle D-Smart devre dışı.

Trt-Türk Telekom isterse ihaleyi alabilir, o kaynak var. Soru ihaleyi ne kadar istedikleri?

Gazelerin manşetlerine düşen "Parça Parça Naklen Yayın" ise daha farklı bir konu. Öncelikle İtalya'da rekabet yasaları gereği maçları en az 2 ayrı kanal/platform yayınlamak zorunda. Geçen sezon hem Kanal 24 hem de Ntv/Ntvspor maçları yayınlıyordu. Bunlar farklı kanallardan alınmış haklardı. Ayırım nasıl yapılacak kesin bir bilgi yok ancak, ligin alttaki 9 takımı için bir ihale, üstte ki 9 takımı için ayrı bir ihale açılabilir. Bu durumda 4 büyüklerim alttaki 9 takımla deplasmanda oynayacağı karşılaşmaları bir kanaldan izleme olanağı sağlanabilir daha uygun bir fiyata.

Paketlerden biri dediğimiz gibi canlı yayın, diğeri ise özet görüntü hakkı. Artk maçı yayınlayan kanalın özet görüntülerine mahkum kalmayacak diğer kanallar. Özet yayın ihalesini kazanan kuruluş dakikası x TL'den kanalların istediği kadar dakika satabilecek.

Paketlerden bir diğeri ise "çekim hakkı". Bildiğiniz gibi ülkemizde yayınlanan yabancı ligler başka bir yayıncının üstüne spiker sesinden ibaret. Önümüzdeki sezona yetiştirilebilirse çekim ilhalesi yapılacak ve bunu asgari şartları olacak. Örneğin 30 kamera, 4 slowmotion kamera, 4 ofsayt kamerası, 500 mikrofon gibi. Çekim hakkını kazanan kuruluş sadece çekimi gerçekleştirecek yayıncı kuruluşa görüntü aktaracak.

Peki Trt maçları şifresiz mi yayınlayacak? Fortis Türkiye Kupasını şifresiz yayınlayacağını duyuran Trt'nin aynı yöntemi lig maçlarında izleyeceğini sanmıyorum. Yine bir kutuya ihtiyaç duyacağız gibi.

İşin içinde Türk Telekom olması sebebiyle Lig maçlarının IPBOX'lar ile izleneceğini geliyor insanın aklına. Türk Telekom'un Adsl hattından alınan yayını televizyona aktaran, yahut antenden gelen şifreli yayını çözen bir mekanizma olması yüksek ihtimal. Ayrıca IPTv ile kişiye özel reklam seçeneği bulunduğu için reklam fiyatlarıda oldukça yükselecektir. TVoD (TV on Demand) teknolojisi ülkemizde denenmedi sanıyorum. Lig maçları bu teknolojiye geçmek ve insanları alıştırmak için biçilmiş bir kaftan olabilir.

Çünkü yayın eğer Ip üzerinden verilecekse, 50 yaşında bir üye ile 17-18 yaşında bir üyeye aynı reklamı değil, ilgilerine göre farklı reklamlar izletmek mümkün.

IpTv için altyapı hazır mı bilmiyorum ancak LigTv QuickNet üzerinden internet satışlarına başladı ve aylık 30TL ye bu hizmeti alabiliyorsunuz.

Sonuç olarak bu kadar paranın döndüğü bir ortamda şifresiz lig maçı izlemek bana hayal gibi geliyor. En azından 200-300$ verip bir IpBox satacaklardır. Bir ara Trt haftada bir maçı şifresiz yayınlıyordu. Digitürk 3 büyüklerin maçını vermek istemediği için sürekli Trabzon maçlarını izliyorduk. Bu sefer yine Trt'de bir maç şifresiz olabilir. Umarım bu sefer takım paketi çıkatırlar. Sonucu bekleyip göreceğiz. İlerleyen günlerde bu tahminlerimin ne kadarı tuttu ne kadar karavana göreceğiz.