Zevkle okumanız dileği ile.
1 Mart 2012 Perşembe
Hayatım Futbol #22
Zevkle okumanız dileği ile.
Gönderen
Kerem Akbaş
zaman:
3/01/2012 08:35:00 ÖÖ
0
yorum
Etiketler: ekonomi, futbol finans, Hayatım Futbol
Mali Açıdan Trabzonspor
Gönderen
Kerem Akbaş
zaman:
3/01/2012 08:28:00 ÖÖ
0
yorum
Etiketler: ekonomi, endüstriyel futbol, futbol finans
23 Ocak 2012 Pazartesi
Daha Adaletli Bir Naklen Yayın Dağılımı Mümkün mü?
Geçtiğimiz sezon 321mioUSD gibi abuk, uçuk, abartılı, ne derseniz deyin, o sıfatta bir parayı Digitürk, Türk futbolunun hizmetine(!) sundu. Bu hizmetin karşılığında ipleri eline alması da kaçınılmazdı ama bir an için ligimizin bu kadar ettiğini var sayalım.
Geçtiğimiz gün oynanan "Buzda Dansta" Galatasaray ve Eskişehir yenişemedi. Jüri üyesi Cünety Çakır'ın Hakan Balta'nın elinden seken topu tolere etmesi maçı başladığı gibi bitirdi.
Futbola bu kadar para yatıran ve bunun geri dönüşünü bekleyen Digitürk için kolay olan "kimse düşmesin" demek ancak, bu kadar paranın döndüğü bir sistemde izleyiciyi de birilerinin düşünmesi gerekli.
Bizler izleyici olarak paralarını alamadığı için kulübünü terk oyuncular yüzünden dengesi bozulmuş bir lig istemiyoruz.
Bizler tarladan hallice, televizyondan gördüğümüzde tiksinti uyandıran sahalar görmek istemiyoruz.
Bizler sidik kolan tuvaletlerde bulduğumuz en uygun yere ihtiyacımızı gidermek istemiyoruz.
Bunların önüne geçmek çok da zor olmasa gerek. Her şeye komite kurmak konusunda sınır tanımayan bizler için bir stad yeterlilik komiyesi kurmak olmayacak iş değil. Bu komisyona spor sağlığı uzmanları, yayıncı kuruluştan kişiler gibi işinin ehli insanlar alınırak bir stadda insan gibi maç izlemenin asgari kriterleri yerine getirilebilir.
Ayrıca bu kriterler zorunlu tutulmalı.
Lig bu sezon geçtiğimiz sezonki gibi bir tablo ile biterse hangi takım ne kadar para kazanacak aşağıdaki tabloda var. Ligin en az kazanan takımı bile 10mio$ para kazanıyor.Stad Denetleme Kurulu, lattan ısıtma, tribünlerde ısıtma, otopark gibi kriterleri belirler ve bu kriterler yerine gelmezse kulübün yayın gelirine tedbir koyar ve kendi yaptırır.

Ayrıca Xamax küme düşülmüşken, aynı durumdaki Ankaragücü'nün küme düşülmemesi de bir başka soru işareti. Türk futbolunun marka değeri ödenmeyen futbolcu ücretlerinden, ıslak forma ile çıkılan 2. yarılardan çok daha yüksektir.
Mevcut yayın geliri dağıtımında şampiyonluk payı %11 olarak belirlenmiş. 35mio$ oynanmış sezonlara bölünüyor ve kulüpler şampiyon oldukları sezon başına 642bin$ alıyor. Ancak amaç sportif rekabeti artırmaksa bu şampiyonluk payı %6 ya çekilip, geri kalan %5 son 5 ya da 10 sezonda ilk 2 ye giren takımlara paylaştırılabilir. Böylelikle hem milattan önce gelen başarılar da ödüllendirilmiş olur hem de son yıllardaki başarının da bir ödülü başarı sahibine verilmiş olur.
Yine ligi daha çekici kılmak için sezon sonunda en çok gol atan takıma %1 oranında bonus verilebilir.
Daha benim aklıma gelmeyen pek çok şey vardır muhakkak. Futbolun sadece "dekoder" alıp, o geliri size bırakarak kurtulmayacağı kesin. Belki sesimizi duyan birileri çıkar.
Gönderen
Kerem Akbaş
zaman:
1/23/2012 04:03:00 ÖS
2
yorum
Etiketler: endüstriyel futbol, futbol finans
18 Ocak 2012 Çarşamba
Beşiktaş'ın Yeni Stadı
Serdar Sarıdağ'ı tanımamak benim ayıbım. Ancak bu gün yaptığı haber de onun ayıbı.
Milliyet gazetesi Beşiktaşlılara yeni stadın muştusunu vermiş. Altında da Başbakan ve bakanların beğendiğinden dem vurulmuş.
Öncelikle kulüplere stad yapma modasından acilen vazgeçmek gerekiyor. Toki'nin şehiriçinde en değerli arizelere yapılmış şehir stadlarına el koyma projesidir bu. Ancak durumun bir de kulüp tarafı var ki bu daha vahim. Şu anda kaç kulübün stadı kendisine ait?
Her başı sıkıştığında Ankara çıkartması yapan kulüplerin devletin vergiyi affetmesini istemesi modası, yerini stad istemeye bıraktı. "Arena" parantezinde birleştirebileceğim bu stad olayında ortaya konanlar tamamen danışıklı dövüş.
Öncelikle beşiktaş yönetiminin böylesi ağır bir borç baskısındayken bu stadı yapabileceğine inanmak en basit tabirle saflık. Bir de stadın yapılış şekli var. Eğer stad yıkılıp yeniden yapılacaksa tarihi eserler ortaya çıkcak ve olay Yenikapıdaki Marmaray mevzusuna dönecek. Bilet geliri kadar önemli önemli olan otopark gelirleri için yapılması gereken stad altı otopark bu sebeple yapılamayacak.
Haberde altı çizilmesi gereken konulardan biri de boyutları ve ölçeleri aynı şekilde stadın kapasitesnin ne şekilde 13bin kişi artırılacağı. Kombine ve bilet satışlarından kişilerin kapladığı yere bakılamayacağına göre ya zemin biraz daha indirilecek -ki bu sakıncalı- ya da tribünler dikleştirilecek, bu da mimar ve mihandislerin ama akustiği gözetmek gerekli.
Zurnanın zırt dediği yer staddan beklenen gelir kısmında. Bu stadtan gelir beklentisi 84mio TL olarak açıklanmış. Umalım ki bu gelir gerçek olsun ancak pek çok açıdan bu mümkün görünmüyor.
Stad için borçlanacak yönetim borcu bir an önce kapatmak için stad üzerindeki kullanım bedellerini artıracak. Bu bedeller artınca satış düşecek. Satış düşünce taraftarı stadı çekmek için yıldız transferi yapılacak. Borç artacak. Borcu kapatmak için fiyatlar yükselecek, Fiyatlar yükselince taraftar gelmeyecek. vs.vs.vs.
Bir de şu soruyu sormak lazım. Stadı devlet mi yapacak yoksa Beşiktaş mı?
16 Ocak 2012 Pazartesi
Teknik İflas ve Beşiktaş
Geçtiğimiz günlerde kulüplerin (-) özsermaye ile nasıl ayakta kaldığını araştırırken KAP'a yapılan bir kaç bildirime rastladım. Bu bildirimlerin dayanağı TTK 324. madde.
"Madde 324 - Son yıllık bilançodan esas sermayenin yarısının karşılıksız kaldığı anlaşılırsa, idare meclisi derhal toplanarak durumu umumi heyete bildirir.
Şirketin aciz halinde bulunduğu şüphesini uyandıran emareler mevcutsa idare meclisi aktiflerin satış fiyatları esas olmak üzere bir ara bilançosu tanzim eder. Esas sermayenin üçte ikisi karşılıksız kaldığı takdirde, umumi heyet bu sermayenin tamamlanmasına veya kalan üçte bir sermaye ile iktifaya karar vermediği takdirde şirket feshedilmiş sayılır. Şirketin aktifleri şirket alacaklarının alacaklarını karşılamaya yetmediği takdirde idare meclisi bu durumu derhal mahkemeye bildirmeye mecburdur. Mahkeme bu takdirde şirketin iflasına hükmeder.
Şu kadar ki; şirket durumunun ıslahı mümkün görülüyorsa idare meclisi veya bir alacaklının talebi üzerine mahkeme iflas kararını tehir edebilir. Bu halde mahkeme, envanter tanzimi veya bir yediemin tayini gibi şirket mallarının muhafazası için lüzumlu tedbirleri alır."
- Oyuncunun yaşı,
- Oyuncunun maaşı,
- Oyuncunun mevkiisi,
- Oyuncunun şimdiki formu ve beklentiler,
- Oyuncunun uluslararası kariyeri,
- Oyuncunun yeteneği ve gelişimi,
- Milliyeti,
- Ödenen Transfer Ücreti,
- Sözleşme Süresi,
Burada itiraz ettiğim 2 madde var. Oyuncunun maaşı onun değerini belirleme açısından fazla önemli değildir. Hatta yüksek maaşlı oyuncuların elden çıkarılması daha zordur. Futbolcu aldığı maaştan vazgeçmek istemez, oyuncuyu isteyen kulüpler sizin verdiğiniz kadar para vermek istemez gibi pek çok unsur oyuncunun takımdan ayrılmasını zorlaştırır.
Bir diğer şerh düştüğüm madde ise "Oyuncunun yeteneği ve gelişimi". Kime göre yetenek, kime göre gelişim bunun kriteri raporda açıkça verilmiyor.
Peki bu değerleme işleminde futbolculara değer biçenler kimler bu çok önemli.
Beşiktaş'ın yeniden değerleme raporu 9 kişiye yaptırılmış.
Batur Altıparmak - TFF #0026 Lisanslı Menajer
Şükrü Gürsoy - Norveç FF Lisanslı Menajer
Erdil Arpacı - TFF #0093 Lisanslı Menajer
Hikmet Dağcı - İsviçre FF Lisanslı Menajer
Ceylan Çalışkan - TFF #0003 Lisanslı Menajer
Ahmet Bulut - TFF #0014 Lisanslı Menajer
Yemen Ekşioğlu - TFF İstanbul İl Temsilcisi
Erdal Batmaz - Şekerbank Yön.Kur.Üyesi
Ahmet Kılıçoğlu - Denizbank Yön.Kur.Üyesi
Yukarıdaki tabloya göre geçtiğimiz sezon takımdan ayrılan futbolcuların bedeli 17,6mio€. eğer bu futbolcuların ederi gerçekten "sıfır" TL ise yukarıda bu adlarını verdiğimiz ve bu futbolculara değer biçen menajerler büyük yanılgıda ya da Beşiktaş yönetimi kulübü bile bile, bu denetçi raporunda açıklanan rakama rağmen zarara uğratmış.Aslında söylenecek çok şey var tabi. Aynı raporun Fenerbahçe versiyonunda futbolculara tek bir değer değil senaryolar göre değer belirlenmiş. Örneğin Andre Santos'a 1. senaryo için 7,5mio€, 2. senaryo için 3,5mio€ değer biçilmiş. Ancak Fenerbahçe'nin özkaynakları (-) olmadığı için bu değerleme onları iflastan kurtarmıyor, o yüzden daha gerçekçi, ihtiyaca göre değil realiteye göre bir rapor hazırlanmış.
Felaket geliyorum diyor ama kimsenin umrunda değil. Hadi hayırlısı.









